İftarla Sahur Arası....

"Yataylamasına Atmış"


-Ay çekmesinden tapası mı atmış evvelâ?

-Yerden havaya ateşlenenin üstüne düşmüş sonra kazara... Atış yataylamasıya, düşme diklemesiye.

-Tepesi atmış işte bir yerde yine.

-Aşırtmış... Atış yataymış, kepçe atışıyla kepçelemesine aşırtmış. Ağaçlıktan göğe...

-?

-Kadın sürüyormuş biliyormusunuz. Arabayı süren kadınmış...

-"Tanrıların Arabaları" diye bir kitap vardı. Amma korkmuştuk haa!. Böyle bir takım arabalar, marabalar... Hatta fonda "saspens müziği" kitabı radyoda tanıtmışlardı. "Erik... Von... Danikeen!". TRT'ye "Alman" TRT'si dendiği yıllardı. 60'ların sonu...


-Onu diyen "Öküz"dü...

-...Ben hatta biraz sonra haber bülteninde, zamanın Savunma Bakanıydı galiba, yine galiba ilerde Dünya Bankasına şef olarak atanmışdı, Mc Namara, "...Vietnam halkının tam desteğinin arkalarında olduğunu, komünist-kızıl teröristler her bayram, her gün, her saat, hatta dakika başı, gece-gündüz Amerikan askerlerini öldürmeye devam etseler de Vietnam'da kalacaklarını" söyleyecek mi, söylemeyecek mi... Sözlerinin sonunda "... Yüzlerce, binlerce, on binlerce, yüz binlerce Amerikan genci, Vietnam'ın yeniden inşasında ölmeye can atıyor, Amerikan halkı da bunu biliyor, Amerikalı anneler, babalar, büyük anneler, büyükbabalar, çocuklarını Vietnam'a, ölüme seve seve, bayram yerine gönderir gibi gönderiyor" diye bir bölüm yer alacak mı, almayacak mı diye yazı tura atmıştım... Helvasına... Kulaklar radyoda, bir yandan da pederle "kızma birader" oynuyoruz.

-O gün bayrammıydı?

-Hatırlamıyorum, o kısmı bozbulanık...haliyle.

-Derken elektrikler kesildi.

-Yoo, burda şıkır, şıkır. Orda kesinti saati mi?

-Hayır, yazı-tura attığın o anı söylüyorum. Ben o tanıtım sırasında, "Ho, Ho, Ho Şi Min... Bir, ki, üç, daha fazla Vietnam" diye mırıldanıyordum. Bir yandan da kısa pantolonun askısıyla oynuyorum. Koptu kopacak... Valide oturmuş eldiven örüyor, arada bir de ters ters bakıyor. TRT spikeri, artık Jülide Gülizar'mıydı, başkasımıydı kimdi bilmem, "Mak Nama..." dedi, demedi, tam o anda kesildi... Tek atışa helva çok bence.

-Yazı-turaya değil ki... Helva "kızma birader"in galibine mükâfat olarak verilecekti ve de o zamanın medyası, işte gazetesi, radyosu, ABD'si, Vietnam'ın adına "Pirinç devleti" demiyorlardı. "Pirinç tarlası" dendiğini de
hatırlamıyorum. Buradan güzel bir soru-cevap çıkar. Kim çıkaracak bakalım. Arabadaydık değil mi?... Kadın, "O barışçı bir sekte mensup, sadece teröristler tarafından rehin alındı!" diye bağırmış olsaydı FOX hemen alt yazıyla söylememezlik, "Sabah Şekerleri"de teröristlerin adlarını saymamazlık etmezdi.

Bir de "İkindi Şekerleri" var.

-...Araba "tanrı"sını arıyordu diyecekseniz demeyin diye söylüyorum, peki freni strese dayanamayan arabayı süren 8 çocuk anası kadından habersiz meydandaki?...

-?

-Annesi...

-?

-Kadın tarafından arabayla aranan meydandaki habersiz, annesi... 9 çocuk annesi kadın arabayla ortalığa düşmüş meydanda annesini arıyor. Hararetle..."Sanki mahşer günü"...

-?

-Arama birden ve diklemesiye. Aynı böylemesine...

-?

-Hem o "korku kitabı"ndakilerinki ilkel "Taş Arabaları" gibi görünüyor...  Peki kadının...

O.T;

-...dedin, demedin, orda dur... Bağdat'tan Ankara'ya, Diyarbakır'dan İstanbul'a, bütün Merkezdoğu'da insanları sokaklara döken, meydanlarda bayram sevinciyle kutlanan Pazar Taarruzundan hemen sonra, Mayıs'tan bugüne son 6 ayda gelişmelerin endişe verici olduğunu kabul etmekle birlikte, Irak'ın Kuzeyinde ve Güneyinde, özellikle Kerkük'te, Musul'da ve Basra'da başarılı olduklarını, "Herşeyin yine de kontrol altında olduğunun rahatlıkla söylenebileceğini" ve "büyük ilerlemeler kaydettiklerini" ancak "helikopterlerin uçması durdurulsa da bunun pek önemli olmadığının izinleri durduran bir karar alınmamasından belli olduğunu", dolayısıyla  "Iraklıların değil, sadece 1-2 milyon kadar sünninin sorun çıkardığını, ABD'nin en aşağı 26 milyon Iraklının desteğini aldığını" doğrulayan FOX'ın uzmanlarını Bağdat'taki görevli elemanları da doğruluyor. "Herşey iyi gidiyor, askerlerin ABD'ye izine çıkması devam ediyor. Askerler bulundukları yerden nasıl havaalanına gidecekler, bütün sorun bu"...diyor.

Terörist-sömürgeciler, işgalciler, oradan kazara geçerken gördüğü güya birbirlerine düşmüş, kendini yönetmekten, oturup konuşmaktan aciz gayri medeni insanlar arasındaki kavgaya çevrenin de teşviki ve ısrarıyla insanlık icabı son vermeye çalışan "babacan hakem" rolünü oynamaya çalışıyorlar.

FOX ve diğerlerinin haber bültenlerinde, aslında "Amerikalı işgalciler, sömürgeciler... Sömürgecilerin kukla işbirlikçileri" denmesi gereken yerlerde "Iraklılar... Irak Polisi... Iraklı Bakan" deniyor. Düşmanın müspet anlamda kullandığı bu "Iraklılar... Irak Polisi... Iraklı Bakan" ifadeleri, "Anglo-Amerikan terörist sömürgeciliği ve kuklaları" demek. Halbuki "Iraklılar, Irak polisi, ordusu, Irak halkı"  medeniyet düşmanı terörist-istilâcılarla varını yoğunu, malını canını feda ederek savaşan "Iraklılar, Irak polisi, ordusu,
halkı"dır. Bu, Türkiye'de dahil bütün Merkezdoğu ülkelerinin, polisi, ordusu, siyasetçisi, kısaca halkı için de böyle...Gecenin pelesengi ise...

 -"Onun arabası var"

-?

-"...güzel mi güzel".

-"Bastımı gaza, gidermi gider". Şimdi bir de kazak istersin. Olmaz, bunun gerisi uygun değil, ters.

-"Helva Kıvamında Kabak"... K.999 olsaydı, buna benzer bir şey söylerdi.

B.G.D.A;

-"Yiğit olan yiğit çıktı meydana, koç yiğitler Arap ata bin oldu"


Devam eder...


dolun__ay@hotmail.com