"Tamah yüzünden kutsuza boyun eğene Türk denmez"

Türk halk sözü




29 Ekime Doğru...


"Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" prensibini, Çanakkale'den 30 Ağustosa, bir büyük uyanışın eseri olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi duvarına kanlarıyla yazan Türk milletinin vatansever evlâtları, bugün bir defa daha 1920 şartlarını yaşayan Merkezdoğu coğrafyasında, aynı prensibi dış düşmana karşı 11 yıldır savunan Arap milletinin vatansever evlâtlarını, Türkiye'ye ziyarette bulunan dost ve kardeş Irak Cumhuriyeti Başbakan yardımcısı Tarık Aziz'in şahsında selâmlarken;

- Etnik, dini hiç bir kesimin, Türkiye yada Irak, dış düşmanla savaş halindeki bir milleti, devleti, hiç bir bahaneyle ve de üstelik dış düşmanla işbirliği yaparak sırttan hançerlemek gibi bir "kutsal ayrıcalığa" sahip bulunmadığını,

-Irak Cumhuriyeti Devleti'nin, ABD ve İngiltere tarafından kışkırtılan, merkezi otoriteyi tanımayan, vatanın birliğine, bütünlüğüne kastetmiş işbirlikçi hareketleri bastırmasının, tıpkı "Erzurum'dan İzmir'e bir elinde tabanca, bir elinde darağacı öyle gelen" Ankara Hükümeti'nin, 1920'lerde, Milli Mücadele yıllarında, Anadolu'nun orasında burasında, İngiliz kışkırtmasıyla patlak veren işbirlikçi bozgunculuk hareketlerini bastırmakta lâhza tereddüt göstermediği üzere, tartışma konusu dahi edilemez en tabii bir hak ve salâhiyyet kullanımı demek olduğunu,

-Irak Cumhuriyeti Devleti sınırları dahilinde yaşayan etnik, dini kesimlerin, şayet durumlarından gayrı memnun iseler, çözümü, Irak Cumhuriyeti Devleti'ni etnik temelde parçalamak maksatlı, hüsranla sonuçlanmaya şimdiden mahkûm yabancı projelerin taşaronluğuna, sözcülüğüne soyunmakta değil, fakat taa binlerce kilometre öteden, ona kader biçmeye çabalayan düşmana karşı, tıpkı 1920'lerin Ankara Hükümeti gibi 11 yıldır yiğitçe direnen Bağdat'ta aramaları gerektiğini, bunun tek doğru yol olduğunu kararlılıkla tespit ederler...

Irak Devleti ile BM arasında varılan anlaşmaya rağmen, ABD'nin Irak Cumhuriyeti Devletine yönelteceği bir askeri saldırı, tek bir projenin adımı olarak aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin milli-ulusal yapısını, siyasi birliğini parçalamaya yönelik bir saldırı olarak görülecektir.


Birlik ve Bütünleşme
...

Yıllardır Irak Cumhuriyeti Devleti'ni itham ederken kullanılan "BM ile varılan anlaşmalara saygılı olmama... kararları tanımama" gerekçesini, tam da Irak ile BM arasında anlaşmaya varıldığı bugün, bu anlaşmayı tanıdığına ilişkin hiçbir tatmin edici açıklamada bulunmayan Bush yönetimi için kullanma zamanı gelmişken "unutan", fakat çoktandır kullanmadığı "uçuşa yasak bölge" gibi uluslararası hukukta yeri bulunmayan bir korsan tabiri birdenbire "hatırlayan" Türk medyası içersindeki "haber bültenleri"nin bu gibi yanlı "haber"lerine Türk vatanseverleri, milliyetçileri asla itibar etmemeli.

......