1-Hükümet Verhaugen'un milli hedefini benimsiyor.

AB Komisyonu genişlemeden sorumlu üyesi Verheugen;

-Kıbrıs'ta dahil, bütün taleplerimizi yerine getirip, parçalanırsanız, 10 yılda sindiririz".

Hükümet;

-10 yılda parçalanıp, sindirilmeyi kabul etmeyiz... ancak ulusal hedef olarak benimsiyoruz.
Açıklama, Hükümet'in 'siyasi tercihi'dir, sadece onları bağlar.


2-Türkiye'nin Milli Hedefi:


"Türk Milleti'nin 'Milli Hedef'i, Merkezidoğu ve Balkan coğrafyasında, Anadolu ve Trakya toprakları üzerine kurulu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin birlik ve bütünlüğünden zerre kadar tavizde bulunmadan;

1-Kıbrıs'ta 'dolaylı enosis'e geçit vermeden

2-'Ermeni iddiaları' karşısında gerilemeden

...bütün komşularıyla şu ya da bu derecede, fakat başka güç merkezlerinin menfaatlerine göre şekillendirilmiş projelere göre değil, kendi bağımsız iradesiyle, kendi Milli menfaatlerini gözeterek, karşılıklı saygı temelinde mutlaka iyi komşuluk ilişkileri kurarak, oyun kabiliyeti tartışılmaz, sözü dinlenir, dünya çapında bir iktisadi, siyasi, kültürel güç ve karar merkezi olmaktır.

Türk Milleti için, ordusu ve devletiyle, ancak, 'asıl mayası olan Doğu maneviyatı'nı muhafaza ederek, bulunduğu topraklara her bakımdan adamakıllı sağlam basarak ulaşacağı bu tek ve gerçek 'Milli Hedef'ten, bu 'Milli Hedef Süreci'nden daha önemli başka hiç bir hedef ve süreç yoktur, olmasıda söz konusu değildir"

Kızıl Elma, milli varlığı besleyen büyük idealdir, stratejinin kendisi, hele siyasi program değildir. Bunlar, büyük idealden, gerçekliğe hareketle, rengi, sınırları, ana hatları çizilen Milli Hedef'e göre oluşturulur. 


3-Türk siyasi hayatı, seçimlerden evvel netleşmeli... Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerine, devlet kurumunun üniter yapısına, Anayasa'ya aykırı bir maceraya dönüşen bu 'üyelik sorunu'nu kayıtsız-şartsız savunmak aslında bir yeraltı faaliyeti sayılmak lâzım gelirken, tam tersine, bağımsız-bağlantısız, Türkiye'yi savunmanın yeraltı faaliyeti olarak görülmesi, Türk siyasi hayatında giderilmediği takdirde, erken ya da değil, seçimleride anlamsız kılacak kilitlenmedir. Kilitlenmenin sebebi ve kendisidir.

Türk siyasi hayatın da yer tutan partilerle, hayatın her sahasındaki odalar, dernekler, kuruluşlar ve medya, çözümsüzlüğün üstünü örten mevcut kilitlenmenin Birlik Ve Bütünleşme ruhuyla aşılmasını sağlamak üzere, 'Avrupa Partisi'*, 'ABD Partisi' ve 'Merkez Türkiye Partisi' olarak iyice netleşmeye mecbur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, tatil rehavetine kapılmadan, 'Türk Milletinin tarafında'ki hukukçuların çağrılarına, Birlik Ve Bütünleşme'nin 21 Haziran uyarısına kulak vererek, Türkiye-AB ilişkileri kapsamında aksi savunulabilir, yeniden düzenlenebilir, iptal olunabilir bir 'üyelik sorunu'yla ilgili 50 yıl boyunca, kendisinden habersiz, veya hiç tartışılmadan yapılan anlaşmaları, diğer güç merkezleriyle yapılan anlaşmalarla birlikte, bir an evvel güneş ışığına çıkarıp, Türk Milletine sunmalı, iç yüzünü gözler önüne sermeli, Ulusal Kongre sürecinde, 1920'lerin Istanbul Meclisi'ne dönüşmeyeceğini milletine tereddütsüz bildirmeli...

2 Temmuz 2002

*Belli bir parti değil, 'AB'ye üyelik sorununu kayıtsız-şartsız savunan parti, dernek ve odaların hepsi anlamında.