"Nereden başlamalıdır?...

İstanbul'da Ali Fuat, Kâzım Karabekir, İsmet Ve Hüseyin Rauf Bey'lerle yaptığı konuşmalar isteğinin sınırlarını çizmemiş ve hiç bir organizasyon meselesi ele alınmamıştır. Önünde inancının yeniden canlandırılması gereken yıkılmış bir Millet vardır.

Mustafa Kemal'in tek umudu da artık ondadır.

Tanık olduğu her şey, umutsuzluğun ağır durumunu yansıtmaktadır. Ama ne var ki, milletin savaşmaktaki kararlılığı onu yüreklendirmektedir"...
 

 


"Bir ara komşusu ve arkadaşı olan Başkumandanlık Kurmaybaşkanı Yardımcısı Kâzım Paşa ona sorar :
'Başka bir şey mi yapmaya niyetlisiniz?'

Mustafa Kemal, ona:
'Kulağını aç' diye fısıldar.
'Evet, bu belgenin verdiği salâhiyet olmasa da başka bir şey yapacağım'

Sonunda belge başkanlık bürosundan geçip resmî değer kazanır. Mustafa Kemal, belgeyi özenle katladıktan sonra, cebine yerleştirip Savunma Bakanlığından çıkar.

Bu anda ondan mutlu kişi yoktur.

Mustafa Kemal, bu anı şöyle anlatır:
'Ne güzel şeydi...
Alınyazım bana öylesine erişilmez koşullar bağışlamıştı ki, onları ellerimde tutarken sonsuz bir mutluluk duyuyordum...

Kafesinin kapağı açılmış, geniş dünyaya uçmaya hazırlanan bir kuşa benziyordum'..."
 

 


"Mustafa Kemal, artık Anadolu'ya geçip, oradan harekete girişmeye karar vermiştir. Arkadaşları ile her şeyi çok düşünmüştür ve artık saati ayarlamak için fırsat aramaktadır.

Bir gün Savunma Bakanlığı danışmanı ve Barış Konferansına katılacak heyetin üyesi Albay İsmet'i çağırır. Masaya bir harita yayarak, Anadolu'ya geçmek için hangi yolun daha rahat olduğunu sorar.

İsmet gülümseyerek:
'Demek artık karar verdiniz' der

'Daha bunun konuşulmasına sıra gelmedi'

İsmet, haritayı özenli bir şekilde inceledikten sonra düşünceli bir sesle karşılık verir:
'Anadolu'ya geçebilecek çok yol var'

Evet, bütün yollar oraya çıkar. İstanbul'da, kamplara bölünmüş bu şehirde, hiç bir şey yapılamaz. Burada hiç bir şey elde edilemez...

Anadolu'nun durumuda pek iç açıcı değildir. Kargaşa her yerde egemendir, stratejik noktaların hepsi düşman istilâsı altındadır. Ama şurada burada kimi çetelerin kıpırdandığı görülmeye başlamıştır.

Eğer bu halk direnişi birleştirilebilirse, istilâya karşı büyük bir güç örgütlenebilir"...


 



4 Mayis 2002