Sürpriz...


-Tam zamanında gel, ne erken ne geç. Kapı açık olacak, zili çalmana gerek yok.

-Olur.

-Yarın sabah.

-Yarın sabah.

...

Adam, şehrin karşı yakasındaki apartmanın üst katındaki küçük dairenin kapısından içeri adımını attığında saat 10'du...

Kimse yok... Adını seslendi, yandaki odaya, banyoya baktı...yok... Çıkıp gitmek üzereyken, onun sevdiği yiyeceklerle, çöreklerle donatılmış kahvaltı masasında, boş fincanın üzerine bırakılmış kartı gördü...Kapağında ustaca çizilmiş "kardan adam" resmi bulunan kartı alıp açtı, siyah zemin üzerine ince fırçayla yazılmış beyaz satırları okudu:

"Doğum günün şimdiden kutlu olsun!... Yukardayım...gel!

İçini siyaha boyadım... Sevdin mi?"...

Kartı masanın üzerine bırakırken "kardan adam"ın göğsünün sol tarafında ki  siyahlığın boşluk olduğunu fark etti... daire şeklinde kesilip çıkarılmıştı... O sırada başlayan müzikle irkildi. Ses yukardan geliyordu. Kulak kabarttı. "Stump"u çalıyordu.

On basamaklı, dar merdivenden yukarıya, tavanarasına çıktı... İşte orada, köşede, yarı karanlıkta rengini seçemediği uzun elbisesi üzerinde, boynunu bükmüş, öyle duruyordu...

Adam, ona doğru yürüdü.

Tavan arasının loş karanlığına alışan gözleri, tavanla kızın boynu arasında kalan karanlığın gizlediğini gördüğü anda durdu...dondu.
 




Stump, Mecca Bodega