-Polonya örneğine göre Türkiye'nin Afganistan'a asker göndermesini nasıl adlandıracağız peki bu durumda, "Hıristiyan dayanışması"mı?.

-Kore örneği de var... Türk, Arap, Türkmen, Lâz, Kürt, Arnavut, Çerkez demeden, milletin çocuklarının BM örtüsü altında Kore'yi istilâ eden Amerikan güçlerine canlı kalkan yapıldığı bir skandal. Gurka askeri gibi kullanıldılar.

Hattakilerden biri;

-Anzaklık resmen...

-Meşruiyetin kaynağı, yerin, göğün, uzayın, herşeyin sahibi sanki ABD... Türk ordusu Türkiye sınırları dışında sizin de dediğiniz gibi ya sömürgeci düşmana canlı kalkan, ya da işte ne bileyim, ABD'nin saldırıp yönetimlerini yıktığı ülkelerde, insani yardım veya barış gücü adı altında...

-...işgalin sonuçlarını pekiştirme görevini yükleniyor. Devam edin, buyrun.

-Afganistan'da, Balkanlarda olduğu gibi... Bunları söylemek için aramıştım. Bir de sahi...TRT,  "ABD'nin Irak'ta savaşın bittiğini açıkladığı günden bugüne" ifadesini daha da geliştirdi, dünkü haber bültenlerinden birini kazara dinlerken duydum.

-Nasıl bir şey? "ABD, Irak'ta savaşın bittiğini kesinlikle açıkladı. Açıklama Beyaz Saray sözcüsü tarafından da doğrulandı" gibi mi?

-"Direniş"in "Irak'taki Amerikan, İngiliz sömürgeci işgal güçlerine karşı operasyonların genişletilmesi" kararını almasından sonra sömürgeci güçlerin artmaya başlayan kayıplarıyla ilgili haberde şöyle bir ifade kullandılar; "Irak'ta savaşın bittiğinin ABD yönetimi tarafından resmen açıklanmasına rağmen".

- "ABD yönetimi tarafından açıklanmasından bugüne"mi yoksa " açıklanmasına rağmen"mi? "Rağmen" olursa...

-Veya "Bush tarafından resmen açıklanmasına rağmen"... böyle bir ifadeydi.

-"Rağmen"den maksat eknan başındakilere "Mayıs ayında tek taraflı olarak savaşın bittiğini ilân eden Bush rejimi acz içinde, Arap, Kürt, Türkmen, müslüman, Hıristiyan her kesimden Iraklı vatanseverler, müslümanıyla, Hıristiyanıyla,  Amerikan, İngiliz sömürgecilere, istilâcılara karşı direniyor, birleşip bütünleşiyor" mesajını vermek değil tabii.

Hattakilerden biri;

-Lafınızı kesiyorum, tam şimdi söyledi. Tam şu anda... Tesadüfün bu kadarı. İstiklâl radyosunu dinliyorum, Saddam Hüseyin'in doldurduğu ses bandından bölümler okuyor, Saddam Hüseyin, "Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, müslümanları, Hıristiyanları, her kesimden ve bütün dinlerden insanları tekbir Irak bayrağı altında, istilâcılara karşı birleşip bütünleşmeye" çağırıyor.

-Türkmenler de diyor mu?

-Evet. "Biz tek bir milletiz, bizi ayırmaya, bölmeye çalışan her kimse o sadece yabancı işgalcilerin bir uşağı değil, halkın olduğu kadar Allah'ın'da düşmanıdır. Bölünmeyi reddedin Iraklılar! Tek bayrak altında, Irak bayrağı altında kardeşiz. 'Allah en büyüktür' sloganıyla tek milletiz" diyor...

-Irak bayrağının üzerinde de yazılı.

-Tam duyamadım ama bu anlamda mesajlar verdi.

- Irak, "küçük Amerika" olmayacak, tutuşturduğu direniş ateşiyle Türkiye'deki sömürgeci saltanatıda bitecek. Bültenlerdeki o "rağmen" işte "bittiği resmen açıklandığı halde bir takım Iraklıların nedense hâlâ sürdürmeye çalıştıkları savaş" anlamında. 

-Bunlar suçlu ABD yönetimini "resmen işgalci güç" konumunda bulunduğu Irak'ın "resmi, meşru yönetimi" olarak görüyor resmen. Gayrı meşru konumda olan meşru, meşru olan gayrı meşru.

-Ama onların "resmen işgalci güç" konumunda bulunduğu Irak'ın adeta "resmi, meşru yönetimi" olarak gördükleri suçlu ABD yönetimini de ABD'de "bir an evvel değiştirilmesi gereken Bush rejimi" olarak gören bir hayli Amerikalı var. "Bush rejimi" diyenlerden biride BM adına Irak'ta görev yapan silâh denetçilerinden, BAAS sempatizanı olduğunu kimsenin iddia edemeyeceği Scott Ritter. Irak'ta savaş "resmen bitmiş" ha...  Amerikan'ın resmi görüşü olarak savaşın resmen bittiği açıklanmasına rağmen, sönmek ya da hiç başlamamak yerine hızlanan "direniş'in resmi duyurularına yer vermiyorlar, niye?... Çünkü onlar savaşa "sadece" karşılar...yoksa karşı oldukları savaşın sonuçlarına değil. Bunlara göre, Iraklılar Amerikan-İngiliz istilâcılara direnircesine zannedermiş gibi yaptıkları halde işgal olunarak, özelleştirme çapulculuğuyla yağmalanarak, demokrasi ihraç olunmak istediklerini bal gibi farkındalar.

Hattakiler;

-Kıbrıs'ta çaktırmadan Yunanistan'ı tutuyormuş gibi görünmelerinin nedeni de aslında "Türk tarafı"nı tutuyormuş gibi görünmemek. İkisi benziyor, aynı mantık.

-"Çaktırmadan" fazla o cümlede.

-O zarf.

-Ben de şu "Irak savaşı" adına takılıyorum... Tamam, Vietnam Savaşı gibi, saldırının yapıldığı ülkenin adıyla anılıyor, anladık da, TRT'de dahil, niye şimdiye kadar hiç "ABD-Irak Savaşı" veya "ABD, İngiltere-Irak Savaşı" denmedi, denmiyor?  "Koalisyon güçleri"..."Müttefik koalisyonu", hep aynı.

-Etyopya'yı aldılar, nedense İsrail'i bir türlü kabul etmediler o "koalisyon"a.

-Koalisyon, moalisyon yok çocuklar. "Tanrı" ne kadar varsa, bu hattiri halttan "koalisyon"da en az o kadar yok. Hem ABD, Irak'a resmen saldırmadı ki... O yüzden "ABD-Irak Savaşı" demiyorlar. Amerikan Anayasasını budadıkları "Patriot Act", ABD'ye "bir ülkeye saldırdığı halde savaş ilân etmiş olmama, savaş içinde savaşıyor sayılmama halinde bulunma hakkı"nı veriyor. Çoğunuz hatırlamaz, Vietnam'da savaş sürerken de  "bir yanda saldırıya uğrayan Amerikan askerleri ve Güney Vietnam ordusu" diğer yanda da "sınırdan sık sık sızma yapan" hep ama hep "Vietkong çetecileri" vardı.

-TRT haber bültenlerini hazırlayanlara göre değil mi?

-Evet. Paul Bremer adlı suçlunun, Irak ordusunu lâğvetmesini "meşru karar" kabul edip, "eski Irak ordusu" tabirini kullanan bugünkü haber bültenlerini hazırlayanların 60'ların ilk yarısındaki "duayenleri"... Siz tanımazsınız, o yıllarda Taşlıtarla'da kepçe kulaklı bir de siyah-beyaz çocuk vardı. Akşam haberlerini dinledikten sonra babasına, "Adı Amerika olan ülkenin adı yine 'Amerikan ordusu' olan ordusu adı Vietnam olan ülkede bulunuyor da tekbir Vietnam ordusu niye Amerika'da bulunmuyor ve 'Vietkong Çetecileri' niye Vietnam'da yabancıymış ama Amerikan ordusu ve Güney Vietnam ordusu niye gerçek Vietnam ordusuymuş, Vietnam'da bir Amerikaymış ve de 'Vietkong Çetecileri'nin hiç bir amacı yokmuş, hepsi manyakmış gibi anlatıyorlar radyoda" diye sorar ve eklerdi... "hem de kendi topraklarında". Ama doğru dürüst bir cevap alamazdı.

Hattakilerden birisi;

-Niye cevap vermiyor ki siyah-beyaz çocuğa?

-Çocuk birden "çaat" diye odaya girip sorunca kızıyor.

-Ters bir adam, ondan.

-Ama Ay yusyuvarlak tepede... Cevaplarını bilmediğinden bir türlü uyku tutmayan çocuk, Vietnam, Kıbrıs ve gezegenlerle, TASS ajansı ve atlarla ilgili soru olan sorularını sormak için kapıyı açıp odaya daldığı sırada vakit gecenin bir yarısı ve... adamda çoğu zaman, uykuda. Baba, bir gün aynı soruyu gündüz vakti soran çocuğu omuzlarına alırken şöyle dedi; "Haberlerle olup biten şeyler aynı değildir, unutma sakın". Çocuğun, babasının öğüdünü unutmadığını söylediklerini hatırlıyorum.

-Nerde şimdi çocuk?

-Ne çocuğu? Koskoca adam olmuş, sonra babasından kaybolmuş. Evet çocuklar... Bundan 35 yıl önce, 68 yılının 16 Martında, Vietnam'ın My Lai köyünde 347 insan öldürüldü. Tamamı kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan kurbanlar, onları 4 saat içinde hayattan ayırmak üzere köylerine gelen istilacı güçlere tek kurşun dahi sıkmadılar... silâhları yoktu.

O gün 100 kişiyi bir hendeğe doldurup tarayan, bir bebeği kendi elleriyle kurşunlayıp öldüren William "Rusty" Calley adlı "kitle katili"nin bu davranışının nedeni, psikiyatriste göre, İngilizce bilmediklerinden ötürü haliyle konuşmayan Vietnamlıları, "insan değil, konuşmasını, düşünmesini bilmeyen bir çeşit hayvan olarak görmesi" idi. Vietnamlılar İngilizce bilmediklerinden ötürü Calley'le konuşmamışlar, denilenleri anlamamışlardı. Sömürgeci  istilâcının zihninde hangi ırktan olursa olsun İngilizce söylenenleri anlamamak "bir çeşit hayvan" alt-insan olunduğunun işaretiydi

Yıllar sonra My Lai Katliamını "Amerikan tarihinin karanlık sayfalarından biri" olarak niteleyecek olan Binbaşı Colin Powell'e göre ise o gün "Vietnam halkıyla Amerikan ordusu arasındaki ilişkiler mükemmeldi". Bugün Irak'ta olduğu gibi...

-Charlie Company... O katliamı yapan grubun adı. "We need rejim change and we need it quick". Scott Ritter Mayısın ilk haftasında söyledi. "Rejim değişikliğine ihtiyacımız var, derhal"

-Bizim de öyle Joe...


Devam eder


dolun__ay@hotmail.com

 



Devam eder


dolun__ay@hotmail.com