"NE GÜZEL KÖPÜRÜYOR"

   Jeffrey Singer

 

   2.Adamı Cheney'le başlattığı "Teröre Destek Arama Operasyonu"nda aradığını bulamayan Washington Yönetimi için 

    "GAME  OVER!"...

    İngiltere ve Merkezi Doğu ülkelerinde aradığı desteği bulamayan Waşhington Yönetimi Başkan Yardımcısı Dick Cheney, dün "Teröre Destek Arama Operasyonu"nun son durağı olarak geldiği Türkiye'de de aradığını bulamadı. 

    Irak'a yönelik "ABD kaynaklı terörist saldırı teklifi", dün başkent Ankara'da Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle yaptığı bütün görüşmelerde, iktidarından muhalefetine,"red" cevabıyla karşılanan Cheney'in, ABD'ye eli boş dönmemek için, "consolation  prize", bir çeşit "teselli mükâfatı" olarak söz konusu ettiği, "hiç olmazsa İncirlik Amerikan Üssünün kullanılmasına izin verilmesi" talebi de aynı kararlılıkla reddedildi. 

    "Kesin red" cevabını aldığı bir dizi görüşmeden sonra, geceyi geçireceği otele gitmek için bulunduğu binayı terkeden Cheney, Millici medya mensuplarının, "çıkış kapısı"nda yönelttikleri, 

    - "Saddam fobisi"nden muzdarip ABD'nin siyaset ilmi açısından bu tımarhanelik, 'Mazhar Osmanlık' saplantılı Irak siyasetiyle son 11 yılda önü, ağzı, burnu, herşeyi, bütün nefes boruları tıkanan Türk ekonomisinin, devletiyle, müteşebbisiyle uğradığı görünür-görünmez  200 milyar dolarlık zararın tazmini, 

    -Azerbaycan'ın dörtte birini işgal altında tutan Ermenistan'la, "dolaylı Enosis" peşindeki Güney Kıbrıs'a görünür gelecekte bir operasyon söz konusu olursa NATO üslerinin Türk savaş uçaklarının kullanımına açılması, 

   - Ve "Ermeni iddiaları"nın ABD eyaletlerinde kabulü, gibi konularla ilgili soruları karşılıksız bıraktı... 

    "Teröre Destek Arama Operasyonu"nun ilk durağı İngiltere'de Başbakan Tony Blair, Türkiye'de ise, devlet kademeleri ve medya içindeki, çağın çok gerisinde, soğuk savaş yıllarında kalmış bir avuç savaş kışkırtıcısı ve halen Filistin vatanını işgal altında tutan İsrail hariç, Kuveyt, Suudi Arabistan, Mısır dahil, Merkezidoğu'da hiç bir devletin, milletin istemediği bu  "terörist saldırı"ya Türkiye'nin onay vermemesini, kararlılıkla reddetmesini "beklenen bir gelişme" olarak değerlendiren uluslararası siyasi gözlemciler, "ABD tarihine en büyük siyasi fiyaskolardan biri olarak geçecek bu 'teröre destek operasyonu'yla birlikte, "Dünyada ve Türkiye'de bir devrin kapanmış olduğuna" işaret ediyorlar. 

    Nitekim resmi olmayan fakat yönetime yakın iyi haber alan kaynakların sızdırdığı bilgilere göre, Ankara, Waşington Yönetiminin kuvvetli adamına red cevabıyla  yetinmeyip, kendisine; 

    -ABD'nin, Merkezidoğu'da Celâli tarzı bozgunculuğu kışkırtarak, iç karışıklıklar çıkararak devletleri bölüp parçalama politikasına derhal bir son vermesi gerektiği, 'böl-parçala-yönet devri'nin 20.Yüzyılla birlikte tarihe karıştığı,

    - Bir siyasi silâh olarak kullanıldığı ülkelerde, meselâ Irak'ta 90-95 arası rakamlarla, 500 000 bebeğin, çocuğun canını almasında olduğu gibi, insanları kitleleler halinde katleden 'ambargo'ya 21.yüzyılda artık yer olmadığı,

    -Jefferson'dan Mustafa Kemal Atatürk'e, her lideri vaziyete göre, 'eli kanlı terörist' ya da 'büyük önder' kabul eden mevcut 'terör, terörist, terörizm' tanımlamaları yerine, ABD'den Irak'a, her devletin, her medeniyetin üzerinde ittifak edeceği standartlar ortaya konmadan 'terörizmle mücadele'nin başarılı olamayacağı... bütün dünyanın üzerinde ittifak edeceği 'terörizm, terörist, terör' tanımlamalarının yapılabilmesinin ise, batının AB'siyle ABD'siyle birlikte dünya için bir sorun olmaktan çıktığı, bir başka ifadeyle, Doğu, özellikle Merkezidoğu üzerindeki siyasi-iktisadi tahakküme son verildiği yani hayatın yaşanabilir bir seviyeye yükseltildiği şartlarda mümkün olabileceği, dolayısıyla Merkezidoğu aleyhine haksızlıktan, adaletsizlikten başka bir mana ifade etmeyen, etmediği de yaşadıkları ülkelerin liderlerinin hayvan muamelesi görmelerine duydukları öfke, 'hiç yaşamadıkları için' kaybedecek hiçbirşeyleride bulunmayan Merkezidoğu gençlerinin gözlerinden okunan bugünkü kökten yanlış yaklaşımlardan bir an evvel vazgeçilmesi gerektiği telkininde bulundu. 

   Batının klasik doğu politikasının 21.yüzyılda söz konusu olamayacağı tespitini yapan ancak kaçınılmaz değişimin batı için kolay olmayacağını vurgulayan aynı siyasi gözlemciler, Cheney'in  tipik bir Amerikan politikacısı olarak söylenenlerin önemini kavramasının görünür gelecekte mümkün olmadığını, iyimser yorumların ihtiyatla karşılanması gerektiğini hatırlatıyorlar. 

    Görüşlerini aldığımız aynı gözlemciler ayrıca, "Bir topluma musallat edilen saçma bir politikanın zaman geçtikçe kendi kendine düzelen bir soğuk algınlığı olmadığını, ilâç ve neşter zamanında kullanılmadığı takdirde, rahatsızlıktan öte, her seferinde daha beter nükseden kronik bir hastalığa dönüşeceğini gösteren bir sunuş" olarak değerlendirdikleri, "Görünür gelecekte müdahale yok" şeklindeki açıklamaların, gazete başlıklarının, esasta, Irak'a yönelik ABD tehditlerini "Türkiye ile Irak arasında soğuk savaş duvar vazifesi görecek bir ihtimal olarak  kıyamete kadar tutmayı önermek" demek olduğunu, fakat bir ülkenin dış politikasının "ucu kıyamete kadar açık bir ihtimal" üzerine kurulamayacağını, "Kıyamete kadar açık bir ihtimal"e bağlanamayacağını belirtiyorlar. 

    Türk milletine "yeni bir durum"muş gibi sunulan, "Görünür gelecekte müdahale yok" temasının böyle algılanmasının doğru olmadığını, ABD'nin 91 yılından beri aynı taktiği uyguladığını, Türk Milletinin 11 yıldır böyle uyutulduğunu hatırlatan siyasi gözlemciler, rahatlıkla anlaşacağı kapı komşusuyla ilişkilerini bir Uzakbatı ülkesinin ve işbirlikçilerinin baskılarıyla 11 yıldır dondurmak,  "konuşmamak için hep öbür taraflara bakınmak" gibi siyaset ilmi açısından akla, iz'ana aykırı bir tuhaflığı, sırf ABD ve bu gücün devlet kademeleriyle medya içindeki işbirlikçileri istiyor diye kıyamete kadar sürdürmenin mümkün olmadığını söylüyorlar. 

    Gerçektende "durduk yerde kendi kendi tokatlamak, üstünü başını parçalamak, kendi vücuduna zarar vermek"ten farksız bu dış politikanın bu garabetin düzeltilmesi zamanıdır...

    Aşkın Yolu Ajans-Türkiye


19 Mart 2002