Geceyarısı Cezeriyesi...
 
 
-Zor olur öyle.
 
-Aslında dinleniyorum. Çamaşırdı, bulaşıktı, temizlikti derken, bir bakıyorum zaman geceyarısını bulmuş... Tatilde keşfe çıkmış gibi...
 
-?
 
-Kedi kirpiği, misket teresi, fincan lâlesi...
 
-?
 
-...Deve köpürtüsü, at kişniği.
 
-O ne ki?
 
O.T;
 
-O da bi ot işte.
 
-Neler keşfettim neler. 60'ların ortalarında bir Pazar günü aniden helva yapmaya soyunan pederin top şeklinde "balık yağı"na benzetip "kemiklere kuvvet verir, bele de iyi gelir...herhalde" diyerek un helvasına kattığı o madde olduğunu lise yıllarında farkettiğim "boncuk tutkal"la karıştırılıp yanılmıyorsam tuval bezinin üzerine fırça ile sıvaştırılan mayi zannettiğim şey meselâ... Dolabın üst gözünde buldum. Kutular ikiz. Açık yeşil üzerine koyu kahverengiyle basılı son kullanma tarihinin üzerinden 11 yıl geçmiş.
 
-?
 
-...ki bezir yağı değilmiş... Parmak ölçüsüyle dörtte bir yağ kısmı üstte, gerisi katılaşıp kutunun dibine çökmüş tahin çıkmasınmı size?
 
-?
 
-Yağ halinde susam. Pekmezle karıştırılan bildiğimiz susam yağı.
 
-Bozulmamış mı?
 
-Ooo, vakit hemen hemen geceyarısı çocuklar. Ara veriyoruz, öyle eskisi gibi değil, stüdyo dar, şartlar gaddar. Kısa bir açılış yapmış sayın, müsaadenizle.
 
-Mesaj gibi kısa bir bölüm oldu ama.
 
-E, Ramazan ayı, mesaj ayı. Önümüz bayram üstüne bayram, ona göre. İlkinin adı neydi?
 
-Banamı soruyorsunuz?
 
- "29 Ekim Tatili" değil, Özal'la birlikte "Talabani Cumhuriyeti"ne dönüşen "Türkiye Cumhuriyeti"nin kurulduğu "Bağımsızlık Günü"... Dikkat ediyormusunuz, medya, Amerikalıların 4 Temmuz'una bile "4 Temmuz Tatili" demeye başladı.
 
O.T;
 
-Hafta sonu tatili gibi... "Haberlerden haberler" bölümünün ilk haberinde öyle diyorlardı.
 
-Arkasından sahuru var, iftarı var.
 
-Sahur davulu, iftar topu.
 
-Evet. Davulcusu, topçusu...hazırlık ister. Uyuya kalanları, orucu açacağı zamanı tutturamayanları uyandırmak lâzım değil mi. Şimdiden hepinizin bayramını kutlayayım, bakarsınız aksama, maksama olur, "Bayram bağlantısı" kuramayız.
 
-Elektriklermi kesilir?
 
-Kesilmezde, şirketler elektrik kesintisine gidebilir, bellimi olur.
 
-Bayağı uzun bir ara oldu. 19 Ağustos'taki uzun programın üzerinden tam iki ay geçti...
 
-Oldumu o kadar. Bakalım artık, "Dolunay" frekansındanmı devam edeceğiz yoksa "Konuşmalar" frekansınamı geçeceğiz... Uzun programdan sonra doğru dürüst takip edemedim biliyormusunuz. Neyse, hepinize...
 
-Bir saniye... Irak'ı istilâ eden terörist sömürgecilerle Türkiye'deki kuklaları "Irak'ı bir an evvel Iraklılar yönetmeye başlamalı... Süreci BM yönlendirsin" diyorlar.
 
-BM'ci mi kesildiler şimdi? Galiba Irak'ın bağımsızlığından da bahsediyorlar... "... 'Peki 'Uluslararası hukuk öldü... BM bitti, ABD ne derse olur' propagandasıyla başlattıkları 20 Mart Saldırısından önce Irak'ı yönetenler Amerikalılarmıydı?'..."
 
-?
 
-"...'30 Ağustos'un yıldönümünde Dolunay'a çıkabilseydim hattaki İstiklâl Haber Ajansı-İHA muhabirinin sokak röportajı yaptığı Iraklı cevap olarak sanırım bu soruyu soracaktı. O bu soruyu soracak hattaki emekli asker de;
 
'BM, 20 Mart Saldırısı'nın başladığı an öldü. Anglo-Amerikan istilâcıların Irak topraklarından kayıtsız-şartsız çekilmesini bir Güvenlik Konseyi kararıyla talep etmedikçe; sömürgeciler hangi yönetimi devirdilerse o yönetim idareyi ele almadıkça, halkın değil sömürgecilerin devirdiği yönetim hakkını geri almadıkça, BM dirilemez' diye ekleyecekti'..." Hattaki herkese...
 
-Bir de şey var. Ondan kaynaklandığına delil kabul edilen tezahürleri en fazla sergileyen olduğu halde "Özal'ı eleştirmek 'kemalistliktir'..." denmesi, ya kötü anlamda Kemalizmin olmadığına ya da...
 
-Mezarcı söylüyordu... Şimdi kısaca şudur; ondan kaynaklandığına delil kabul edilen tezahürleri en fazla sergileyen şahıs, vatanı arsa gibi parsel parsel satacak bir zihniyetin temsilcisi ise, atama yoluylada gelse, anayasanın anasınıda bellese, "iki buçuk gazete yeter"de dese, yine de özgürlükçüdür, seçilmiştir. Onu iş başına getiren müdahale de, "demokrasiye inanan askerler tarafından, kesintiye uğramak üzere olan demokrasiyi korumak, tıkanan demokratikleşme sürecini açmak, hızlandırmak üzere verilmiş mecburi bir ara"dır, ülkeye çağ atlatır. Fakat ülkenin mesela petrol gibi enerji kaynaklarını millileştirecekse, o kişi, "küreselleşme rüzgârı"na, "demokratik değişim sürecine direnen militarist bir statükocu"dur. Müdahale de "demokratikleşme sürecine son veren, tıkayan, kesintiye uğratan bir darbe" olur.
 
-Veya ülkeyi 10 yıl geriye götüren, geriye doğru çağ atlattıran bir faşist-ırkçı darbe...
 
-Duruma, döneme göre artık... Asker-siyasetçinin tam bağımsızlıktan yana olan Mücahit Mehmetçik kesimi "terörist-sömürgeciyle savaşırsam, bana faşist derler, halkı üzerime yöneltirler, tankın, topun üzerine otururlar" diye çekinmeyecek. Medyanın halkla gerçekler arasına ördüğü yalan duvarının çöktüğü 9 Nisan 2003'de sömürgeci terörist işgalci desteğinde sahte halk ayaklanmaları, liberal yağmacılık dönemi kapandı. Sen, sömürgecinin kafasına çuvalı geçir, o cesareti göster, yandaşları, yanlarında sömürgecinin elçisi, tanka, topa otursun, halkı "faşist-kemalist darbe!... komünist-kemalist darbe!" diye kışkırtıp, ayaklandırsın bakalım. Tarifi vermemişmiydik?... "En büyük kumandanından en genç neferine kadar" milletimizin gösterdiği vazife olarak sömürgeci düşmanla savaşmaya, şehit olmaya kesin kararlı olan askere Mücahit Mehmetçik, terörist düşmana canlı kalkan olmaya can atana ise "rambo" diyoruz çocuklar.
 
O.T;
 
-Gurkalar.
 
-"...'En büyük kumandanından en genç neferine kadar' ramboluğu, gurkalığı reddeden Mücahit Mehmetçik, hem Kuzey Kıbrıs'ta, hem Irak'ta, kalbiyle, silâhıyla vatansever mücahit kardeşlerinin yanındadır.
 
Mücahit Mehmetçik, tarafından resmen davet edilmek kaydıyla, yine Irak Direnişi'nin uygun göreceği bölgede tıpkı 90 yıl önce olduğu gibi sömürgeci ortak düşmana ve işbirlikçi kuklalarına karşı savaşmak üzere Irak'a elbette gider, gurkasıylada kozunu paylaşır.
 
Bu dünya bir imtihan alanı çocuklar. Hattı müdafaa yok, sathı müdafaa var, o satıh bütün dünya. 'Bizim deniz'... Doğusuyla, batısıyla bütün dünya deniz, bütün dünyada ferdi mücahidiz'..."
 
Bu Bayram işaretli. 89'un 27 Kasımıydı. Hattaki herkese, hepinize, Bağımsızlık Günü'de dahil, sahuruyla, iftarıyla bütün dünyada neşeyle dolacağınız bir Ramazan diliyorum.
 
 
Devam eder...
 


dolun__ay@hotmail.com
 

 

>



Devam eder


dolun__ay@hotmail.com