-Ne diyor peki o kâðýtta?

-Kabaca iþte, "Ben, George Bush, Amerika Birleþik Devletleri Baþkaný, Irak Geliþme Fonuna, Irak petrolü ve petrol ürünlerine ve hasýlatýna, borçlarýna, veya satýþýyla ya da pazarlanmasýyla iliþkili her çeþit mali dokümana, bütün bunlarla ilgili her türlü iþlemlere karþý, müsadere, haciz veya benzeri adlî iþlem, süreç tehdidinin, Irak'ýn düzgünce yeniden yapýlandýrýlmasýný, ülkede güvenlik ve barýþýn yenilenmesini ve idamesini ve Irak'ta politik, idari ve ekonomik kurumlarýn geliþmesini engelleyeceðini seziyorum.

Bu durum Birleþik Devletlerin dýþ politikasý ve ulusal güvenliðine olaðandýþý ve olaðanüstü bir tehdit oluþturuyor. Bundan ötürü o tehdidin icabýna bakmak için ulusal boyutta acil durum ilân ediyorum.

Bundan ötürü ruhsatý olmadýkça veya bu emre uygun olarak baþka türlü yetkilendirilmedikçe, herhangi bir haciz, hüküm, resmi emir, ipotek, icra veya diðer adlî iþlemler yasaklanmýþ olup, geçersiz sayýlacaktýr"...gibi...

-"Irak geliþme fonu" ile "Irak petrolü ve petrol ürünleri" ayný deðil, ikisi farklý. Waþington rejiminin hukukçularý orada kurnazlýk yapýyorlar öyle deðil mi?

-Evet, hukukçularda öyle diyor. Sanki bütün Irak petrol gelirleri Irak geliþme fonuna gidiyormuþ gibi görünüyor fakat öyle deðil. "Bu yazýlanlara göre, bir petrol þirketinin Irak'tan petrol pompalamaya baþlamasýna hiç bir engel yok" diyorlar.

-Irak petrolünü mü pompalayacaklar yoksa Irak'tan Türkiye'den dýþarýya mý pompalanacaklar, göreceðiz. "Kurukafa ve Kemikler Klübü"nün "tanrýsý"mý kazanacak yoksa Allah zaferini tamam mý kýlacak, göreceðiz. O "Irak geliþme fonu" dedikleri de yaðmalamaya paravana olsun diye kuruldu.

Hattakilerden biri

-Adý Paul Bremer III olan unsurda Yale Üniversitesi'nde okumuþ.

-Çapulcu çetesinin belli baþlý bütün üyeleri, Yale'e rakip Amerikan akademik çevrelerinin sinir bozucu bulduklarý Yale Üniversitesinin "Kurukafa ve Kemikler Klübü"nden. Nerden duydum bilmiyorum, aklýmda kalmýþ.

Joe;

-Ben anlatmýþtým. Anthony C. Sutton, bu klüple ilgili bilgiler verdiði "America's Secret Establishment" adlý kitabýnda söylüyor onu, "...rakip akademik reformcular için eski Yale Koleji hep rahatsýz edici, endiþe ve merak uyandýrýcý bir yer olmuþtur" diyor.

-N'oldu size sahi? Tam ne güzel yatýþmýþken yeniden diken diken mi oldu... tüyleriniz?... Size söylüyorum, ikide bir oflayýp, puflayana.

-Ben mi?... Ne bileyim, kurukafalar, kemikler... Gecenin bu saatinde. Hem ben size BBC'yi niye FOX televizyonuyla bir tuttuðunuzu soracaktým, BBC'de bazen gayet "tarafsýz belgeseller" yayýnlanmýyormu yani?

-Yayýnlanýyor mu?... Hem bir tutmuyorum, BBC'ye "tarafsýz" dedim, misalde verdim, unuttunuz demek ki. "Tarafsýz" BBC'yi biraz sonra tekrar konuþuruz. "Executive Order 13303"ü okuyan arkadaþ, hatta kalabilirsiniz. O naklettiðin paçavraya bir sözümüz olacak elbette, fakat daha önce, konuþurken bir yandan da cevaplarýný düþündüðünüz sorular cinsinden bir soru daha; ABD'nin Irak'ý iþgaline destek veren, katýlan Polonya'nýn bu davranýþýnýn adý ne?

Hattakiler;

-Fýrsatçýlýk.

-ABD'nin 1980 yýlýnda Moskova'da yapýlan 22.Olimpiyat Oyunlarýný Polonya'daki rejim muhalifi hareketi desteklemek için 50 ülkeyle birlikte boykot etmiþ olmasýna karþýlýk geç de olsa bir þükran ifadesi.

-Þükran borcunu ödüyor diyorsun. Fakat zamanýn ABD yönetimi Moskova Olimpiyat Oyunlarýnýn boykot edilmesinin sebebini Sovyetler Birliði'nin 1979 Aralýðýnda Afganistan'ý iþgal etmesini protesto etmek olarak açýklamýþtý. Hemen deðil, beþ-on dakika düþünün, öyle cevap verin. Basit bir soru ama bayaðý alangirli bir soru ha... Böyle bohça gibi açýldýkça açýlýr, ona göre... Peki, cevaba yol göstereyim, biliyorsunuz Polonya, o ülkede yaþayanlarýn mensup olduðu dinin þeriatýyla idare olunmuyor. Þimdi isterseniz 80'lere dönmüþken, o bombardýman gecesinde Ýslâmologa "eþeðin aklýna karpuz çekirdeði düþürme" diye sitemkârane fýsýldayan konuk demokrat kadýnýn söylediklerinden hareketle, o ve onun gibi düþünenlerin askeri müdahalelere, ülkelerin sömürgeci güçler tarafýndan iþgal edilmesine nasýl baktýðý konusunu tamamlamaya çalýþalým.

-Kabuðunu yer.

-Efendim?

-Kabuk kýsmý olmasý lâzým.

-?

-Eþek karpuzun kabuðunu yer, çekirdeðini deðil, yanlýþ söylediniz demincek.

-Bende biliyorum, kabuðunu yediðini... O öyle söyledi. Yanlýþ bilen demokrat kadýn. Evet, devam ediyorum;

1- Eðer bir "askeri müdahale", devletin milli, sosyal niteliðini ortadan kaldýracak, baðýmsýzlýðýný yok edecek kadrolarý "atama" yoluyla iþ baþýna getirmiþse, o müdahale, "siyasetçi-tüccar, tüccar-siyasetçi" lisanýnda sadece müdahaledir. O ülke, meselâ Türkiye bu tür askeri müdahaleden sonraki yirmi yýlýn, kimine göre ilk on, kimine göre ilk beþ yýlýnda "çað atlamýþ" ve "özgürlüklerle tanýþmýþ" olur..

-Meselâ "Özal'lý Yýllar"... "Walesa'lý Yýllar" derler deðil mi?

-Evet öyle derler. Devam edelim;

2- Eðer bir ülkede, "asker-siyasetçi, siyasetçi-asker", devletin, milli, sosyal niteliðini ve baðýmsýzlýðýný-bütünlüðünü tam manasýyla tesis edecek, kamuya ait yeraltý yerüstü zenginliklerinin yaðmalanmasýna "bir dur diyecek" müdahalede bulunmuþsa, o müdahale "atanmýþlar"ýn "seçilmiþler"e karþý yaptýðý "özgürlüklerin rafa kaldýrýldýðý" bir "askeri darbe"dir. O ülke, mesela Türkiye, "Ne zaman askeri darbe olmuþsa 10 yýl geriye gitmiþtir. Türkiye'nin baþ meselesi, 'kurtarýcý fikrinden, kurtarýcýlardan kurtulmak'týr" denir.

3-Amacý çað atlatmak olan bir yabancý ülkenin askeri saldýrýsý, istilasý ve iþgali, amacýnýn yüzü suyu hürmetine... Evet, ne olur? Az önce konuþtuk, ne olurdu?

Hattakiler;

-Saldýrý "özgürlük Operasyonu", saldýrganda "demokrasi ordusu" olurdu. Pentagon'da "demokrasinin plânlandýðý yer"...herhalde.

-Ve amacý çað atlatmak olan bu "iþgal"e karþý "direniþ"de Irak'ta ki direniþle ilgili söylendiði üzere "Ortadoðu'nun demokratik deðiþim ve dönüþüm sürecine dahil olmamakta ýsrar etmek" olur...

-"Kurukafa ve Kemikler Klübü"nde, üzerinde "kuru kafa ve çapraz kemikler" bulunan korsan bayraðýný selâmlamýþlardan Paul Bremer III'de medyanýn haber bültenlerinde "ABD'nin atadýðý sivil yönetimin baþý" olarak anýlýr.

-Ýþte bu kadaar. O "ýsrar" tespitini yapanlarda "direniþçi"ydi. Yani ne zaman, nereden hangi maksatla baktýðýna baðlý... Devlet veya örgüt veya sivil toplum kuruluþu, herkesin yazdýðý tarih kendi "resmi" görüþü. Öyle bir yanda "resmi tarih", öbür yanda "sivil tarih" diye bir numara yok.

-Sahte barýþçýlarla ilgili bir misal geldi aklýma, geçenlerde, bir ay kadar oluyor, adý "BM Derneði"mi tam bilmiyorum, "savaþa karþýyýz ama Saddam rejimini de desteklemiyoruz" türünden açýklamalar yapan bir "sivil toplum kuruluþu", iþte þöyle bir þey söylüyordu; "Saddam Hüseyin rejimi devrildiðine göre Amerikan iþgali de sona ersin".

-"Saddam Hüseyin rejimi devrildiðine göre"mi diyorlar?

-Kelimesi kelimesine.

-Yani hem iþgale karþý görünüyor, hem de karþý göründüðü ABD'yi "kullanmýþ oluyor". Acaba öyle mi? Bunlar en tehlikeli, en sinsi iþbirlikçi tipidir çocuklar...yoksa tekerlemeyle ancak... K.999, evet?

 

Devam eder


dolun__ay@hotmail.com