-Konuyla bir ilgisi yok ama vaktin idaresi 20 000 Türk askerini ödünç veriyor.

-?

-O vaktin "koruyucu stratejik müttefik"i Ýngiliz sömürgecilere.

-Niye?

-Kýrým Savaþý'nda "Ýngiliz kanýný korumak için" ölsünler diye.

-Basit bir rica olarak, lâfla mý?

-Sözleþmeyle. Tarih 3 Þubat 1855.

-Osmanlý Devletinin "bütünlüðünün garanti edildiði" Paris Anlaþmasýnýn esasý olacak "Viyana Kriterleri"nin evvelce verilmiþ olaný tasdik anlamýnda fermanlaþtýrýlmasýndan bir yýl evvel, Fatma Sultan'ýn düðününden ise bir yol sonra demek ki.

Hattakiler;

-O Sözleþme'yle gayrý müslimlere askerlik ve de bedelli askerlik imkâný tanýnmýþ, gayrý menkul iþlerindeyse ayrý-gayrý ayrýmýný kaldýrmýþlardý, hatýrladým.

-Adý da Baltalimaný Sözleþmesi.

-Ticaret Fermaný'ydý. Tarihe "56 Islahatý" diyen geçen ýslahat hareketi.

-Ýstasyonlarýn ve Limanlarýn Adamakýllý Açýlmasý. Engellerin ortadan kaldýrýlmasý. Zaten lisedeyken...

-Olur mu öyle þey çocuklar, II.Mahmut ve sonrasý, sözleþmeler, taahhütnameler, ittifaklar, senetler, sepetler dönemi olduðu için karýþtýrýyorsunuz... "Lonca"nýn boynunu, tüccarýna Osmanlý tüccarýnýn aleyhine iç gümrük muafiyeti tanýdýðý o vaktin "tanrýsý"na sunan bir "idam fermaný" olan 16 Aðustos Baltalimaný Sözleþmesi, Tanzimat Fermaný'ndan bir yýl evvel yapýlmýþtý. II.Mahmut'tan sonra tahta çýkan Abdülmecit'i tebrik etmek için 39'un Aðustos baþýnda Ýngiltere'den Istanbul'a gelen Mustafa Reþit tarafýndan kotarýlan ve Gülhane Parkýnda okunduðu içinde Gülhane Hatt-ý Hümayun'u diye anýlan "ferman"da, daha doðrusu o vaktin "tanrý"sýna Gülhane Parký'nda verilmiþ "Sefaretname"de bulunan Osmanlý Devletinin müslüman olmayan uyruklarýyla ilgili hükümleri, onlara tanýnmýþ haklarý, "Viyana Þartlarý"ndan veya o vaktin kriterlerinden biri olarak tahkim eden Islahat Fermaný ise Baltalimaný Sözleþmesi'nden 18 yýl sonra, 56 yýlýnýn 18 Þubatýnda ilân olundu, hatýrlamadýnýz mý?

Hattakiler;

-Ýngiliz siciminin kalitesinden ötürü.

-Tahkim edilen þey, "Viyana Ön-Þartlarý"ndan birimi yoksa "Viyana Kriterleri"nden mi?

-"Kýstas" veya "þart", þehirlerin adý hem orada hem burada deðiþse de, ha o vaktin Ýstanbul'u, ha bugünün Ankara'sý için fark etmiyor, hepsi "stratejik önem"e giriyor. O "önem"de görülüyor.

Hattakiler;

-Ferman, Sefaretname, tahkim yasasý, niyet mektubu, tezkere, hep ayný...

-Elçilik Mutabakatý, "ulusal program".

-Hiç fark etmez paket ayný paket... Bunlarýn hepsi "uyum paketi". Hepsi, biri diðeri.

-O bombardýman gecesi geldi aklýma. Jeo-stratejik önemin, harcanmasý bakýmýndan her seferinde bozdurulmasý mümkün olmayan bir önem olduðu tespiti doðru hakikatten.

-Avrupa'dan ilk borçta iþte bu Kýrým Savaþý'nda sýrasýnda, 24 Aðustos 1854'de alýndý çocuklar. Soru olmayan bir soru, acaba Fransa ve Ýngiltere'den yüzde 4 faiz ve yüzde 1 amortismanla, Ýzmir ve Suriye gümrüðü karþýlýk gösterilerek 5 milyon Ýngiliz altýn borç alýnmasýnýn sebebi, devletin parasýnýn Mustafa Reþit'in oðlu Ali Galip Paþa'yla Abdülmecit'in kýzý Fatma Sultan'ýn ayný yýl yapýlan düðünü ve benzeri faaliyetler için harcanmýþ olmasý mýydý?

-Ne kadar para harcamýþlar ki o düðüne?

-Düðün 15 gün sürmüþ. 2 milyon altýna patlamýþ.

-Allahsýz köfte!...

-Çulsuzlar bir dilim ekmek bulamazken.

-Banker Kamondo Efendi biriken alacaklarýný istemeye geldiðinde hamamda kalp krizi geçirerek ölen Mustafa Reþit'in oðluna sorulsa muhtemelen o cevabý verirdi ya, herhalde bu 2 milyon altýný büyükannesinin bileziklerini bozdurarak edinmedi.

-Denizden almýþtýr.

-Ayný bugün gibi.

-Ayný yýl içinde, 5 milyon altýn borç alýp, yakýnlarýnýn þahsi masraflarý için 2 milyon altýn harcayan bir idare çocuklar, askerini "tanrýya" ödünç de verir, kiralarda...

"Ulusal yaþayýþý ve baðýmsýzlýðý bozan düþman"a karþý "yurt bütünlüðümüzün korunmasý için, ulusal tepkilerin daha canlý olarak gösterilmesi ve sürdürülmesi"ni istediði Havza Talimatý'ný ilgili yerlere gönderdikten sonra 12 Haziran'da Amasya'ya geçen Mustafa Kemal, 21-22 Haziran gecesi emir subayý Cevat Abbas'a yazdýrdýðý Amasya Genelgesi'nin ilk maddesinde o vaktin hükümet merkezinin "Ýtilaf devletlerinin etki ve denetimi altýnda kuþatýlmýþ bulunduðundan üzerine aldýðý sorumluluðun gereklerini yerine getiremediðini" ve "bu durumun ulusu yok olmuþ gibi gösterdiðini" tespit eder. K.999, evet?

-Ben emekli askerim...

-Dinliyorum, evet.

-Az önce "Irak'ta Sevr'den yana, Türkiye'de ise Sevr karþýtý olunamaz" dediniz, doðru mu?

-Evet.

-Notlarýmda olacaktý... "...Biz Irak'ýn 'Kuzey komþusu'yuz. Nasýl bir komþu? 20'li yýllarda, Ýstiklâl Savaþý'nda, kendi 'Kuzey komþusu'ndan yardým gördüðünü unutmuþ bir 'komþu'. Lâfý sakýnmanýn ne yeri, ne de zamaný. Irak, 'kuzey komþusu' tarafýndan sýrtýndan hançerlenmiþ bir ülkedir" dediniz, doðrumu?

-Kesinlikle.


Devam eder



dolun__ay@hotmail.com