İftarla Sahur Arası...
 
"Dilinden Kim Anlarsa"
 
 
-"Başına"dan muradın başına mı yoksa sadece adet olarak mı?
 
-Sadece adam başına.
 
-Başına işte, aynı.
 
-Adet olarak "başına"... Bunun vurgusu farklı.
 
-Şimdi bir saniye, her kimse, istenmeyen şahısları kolundan tutup "Gidin buradan"mı diyecek sadece?
 
 O.T;
 
-Pastaneden attığım gibi. Haşmet'de bir Ramazan günü "Başer"den atmıştı. At kuyrukluyu...
 
-O münferit bir hadiseydi.
 
-Anladığım kadarıyla bir çeşit ikna olunarak yallahlanacaklar.
 
-Mal da mülk de bugünler için... İman sahibi varlıklı Kuvayı Milliyeciler, şöyle ya da böyle etkisiz hale getirilip Merkezdoğu'nun dışına şekillendirilecek terörist-sömürgeci başına mükâfat koyduklarını gazetelerde... gazetelerinde, televizyonlarında duyurur, baş istilacıların adlarının, resimlerinin basılı olduğu, işledikleri suçların açıklandığı listeler, afişler, resmi, sivil ayrımı yapmadan, sefaret, medya, okul, mezarlık duvarlarına yapıştırılır, tren istasyonlarına, havaalanlarına asılır.
 
-Terörist-sömürgecileri şöyle ya da böyle etkisiz hale getirmenin bir vatandaşlık görevi olduğu da söylenmeli.
 
-Doğru. Bu Bayram tebrik kartlarına bile yazılabilir.
 
-Ne mutlu mükâfat vaadedecek, imanı tam, istiklâli tam vatan mücadelesine pazarlıksız katılan mal-mülk sahiblerine. Vatan toprağında düşmana ilk darbeyi indirecek Memetçik gibi, adını sanını saklamadan "mal da yalan mülk de yalan" sözünün hakkını verecek o öncü ne güzel mücahittir.
 
-Bu ne sıcak yahu!...Üf!
 
-Korkuttunuz. Nerden çıktınız öyle birden.
 
-...Soğuktur diye eldivenleri almıştım, ter içinde kaldım.
 
-Beş dakika dediniz, bir gün geçti.
 
-...Stüdyo buzdolabı, dışarsı çöl cehennemi... Korku Bayramı Kutlamaları da başlamış çocuklar. Bir kalabalık, bir kıyamet, iğne atsanız yere düşmez. Bazı çocuklar tuhaf hortlak kılıklarına bürünmüş, bazıları Albright maskeleri takmış. Bir görseniz...
 
-FOX'ın "Sabah Şekerleri" bugün sabah sabah ekran başındakilerin gözü önünde şeker yalıyorlardı. "Şeker Bayramı"nı şaşırdılar herhalde diye aklımdan geçirmiştim bende.
 
-Eldivenleri bırakıp, çıkıyorum, siz aranızda devam edin. Ha sahi..."mevcut durum"un bazan "hortlayan tehlike", bazan "ulaşılması gereken hedef" olarak adlandırılması, "darbeci asker-demokrasiye inanan asker" tabirlerinin hâlâ kullanılması, "vatan mefhumu karşısında teferruattan ibaret olan diğer düşünceler"dir ki, Mücahit Memetçiğe sömürgeciyle savaşta bunlarla kayıtlı olunmayacağı yıllar önce söylendi.
 
Anlaşıldığı ve uygulandığı haliyle "mevcut demokrasi" bir sapmadır. Son verilince çağdaşlıktan kopulmuş, medeniyetin dışına düşülmüş olunacak bir evrensel demokrasi yok, beyninize yıllar önce kazınan bu "hayali yol" şablonunu kırıp atın, korkmayın. Üniformalı, üniformasız herkes vazifeli. Birazdan dönerim. Hem  Korku Bayramı kutlamalarını da...
 
-Bir saniye...Çıkarken beş dakika demiştiniz, bir gün geçti.
 
-O kadar geçtimi?...Hiç hatırlamıyorum.
 
-Hem gecenin dile peleseng olacak olanı?
 
-"Biraz kül, biraz duman...
 
-?
 
-... o benim işte".

 

Devam eder...  

dolun__ay@hotmail.com